Lacivert Şövalyeler

Fenerbahçe Grundig için 2011 Süper Kupa’yla başlayan ve 2012 Türkiye Kupası’yla taçlandırılan sezon 2012 Türkiye Şampiyonluğu ile sona erdi. Tarihinde üç kupalı ilk sezonunu geçiren takımımız son yıllarda finallerde karşılaşmasına alıştığımız rakibi Arkasspor’u 2012 Türkiye Şampiyonası final serisinde 2-1 ile geçerek şampiyon oldu. 2007-08 sezonunda Halkbank’ı “süpürerek” ilk şampiyonluğunu elde eden takımımız bu sonuçla üst üste üçüncü, toplamda ise dördüncü şampiyonluğuna ulaşmış oldu. 2008-09’da Arslan Ekşi’nin sakatlanmasıyla afallayan yabancı oyuncularımızın altın tepsiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne sundukları şampiyonluğa daha da üzülür olduk. Zira o sene şampiyonluk kaçmasaydı, Fenerbahçe erkek voleybol takımı Halkbank’ın beş sezon üst üste şampiyonluk rekorunu egale etmiş olacaktı. Geçmişe fazla takılmamak lazım. Şimdi şampiyonluk coşkusunu doyasıya yaşama zamanı.

Final serisinin ikinci maçında kimsenin tahmin etmediği kadar düşük bir performans sergileyip Arkas’tan set bile alamayan Lacivert Şövalyeler şampiyonun belli olacağı maça da girmekte zorlandılar. Ancak Ivan’ın servise geçmesiyle birlikte ibre Fenerbahçe Grundig’e döndü. İlk teknik molaya 8-6 önde giren takımımız 9-9’da rakibine yakalandı. Bu eşitlikten itibaren taraflar zaman zaman farkı açsalar da bir yerde rakibine yakalandılar. Setin sonuna avantajlı giren Arkas (22-20) Daniel Castellani’nin molası sonrası Fenerbahçe Grundig’i durduramayınca seti 23-25 kaybetti. Durum 23-22 Arkas lehine iken Turgay’ın sahanın öbür ucundan Ivan’a pas olarak attığı topun sayı olmasıyla servise geçen Turgay setin sonuna damga vurmuş oldu.

Lacivert Şövalyeler telafisi olmayan bir maç oynuyor olmalarının üstlerinde yarattığı stresi kazandıkları set sayesinde atmış oldular ve ikinci sete bomba gibi girdiler. Bir önceki seti bitiren Turgay Doğan ikinci sete de servis atarak başladı ve durumu 3-0 yaptı. Muhteşem defanslar yapmasına rağmen Fenerbahçe ilk teknik molaya bir sayı farkla geride girdi. Arkas’ın 5-1’lik serisi teknik mola dönüşü sona erdi. Ivan 9-9’da eşitliği öyle bir hücumla getirdi ki, akıllara zarardı! Emre’nin servise geçmesiyle büyük ivme yakalayan Fenerbahçe durumu 14-10’a getirdi ve ikinci teknik molaya da takımımız 16-11 önde girdi. Arkas’ın sete ortak olmasına izin vermeyen takımımız ikinci seti 25-20 aldı ve maçta 2-0 öne geçerek Arkassporlu oyuncuların üstünde büyük baskı kurmayı başardılar. İkinci sette gözle görülse de inanılmayacak cinsten işler yapıldı. Durum 6-3 Fenerbahçe lehineyken Miljkovic’in kameramanı ezmek uğruna tribüne kaçan topu çıkarmaya çalışmasını ve durum 20-14 Fenerbahçe lehineyken ise Turgay’ın reklam panolarını devirerek topu oyunda tutmasını ayakta alkışladık. Sonrasında Kemal topu karşı sahaya geçiremedi gerçi ama olsun 🙂 Yine Turgay’ın durum 24-19 lehimizeyken neredeyse salon giriş kapısına kadar koşup topu çevirmek için gösterdiği çaba ise takımımızın bu şampiyonluğu ne kadar istediğinin bir göstergesiydi.

Dananın kuyruğunun kopacağı son sette de çok rahat oynayan Fenerbahçe Grundig ilk teknik molaya dört sayı farkla girdi. Final serisi boyunca çok iyi defans yapan oyuncularımız bazen arka alanda öyle toplar çıkardılar ki, sanki erkek maçı değil de kadın maçı izliyormuş gibi hissettik. Durum 11-5 olduğunda Glenn Hoag ikinci molasını kullandı, ancak Arkas’ın farkı eritme çabaları sonuçsuz kaldı. Set sonunda oluşan konsantrasyon kaybını ortadan kaldırmak için ilk molasını kullanan Castellani maç boyunca ipleri hiç gevşek tutmadı. Turgay’ın smacıyla şampiyonluğa bir adım daha yaklaşan Fenerbahçe Grundig son noktayı Emre’nin smacıyla koydu: 25-21. Fenerbahçe Grundig geçen sene maç vermeden şampiyonluktan ettiği rakibini temiz bir skorla bir kez daha geçmiş oldu. Gelecek sene hem Fenerbahçe hem de Arkas ülkemizi Şampiyonlar Ligi’nde temsil edecek.

Final serisinin öne çıkan oyuncularının büyük bir kısmı da Fenerbahçe Grundig’den seçildi. Arslan Ekşi en iyi pasör, Serkan Kılıç en iyi libero, Emre Batur en iyi blokör olurken, Ivan Miljkovic en iyi smaçör ve en değerli oyuncu seçildi. Ivan’dan bir sayı fazla alıp en skorer oyuncu olan Arkaslı Agamez ile parmak ısırtacak kadar iyi servis karşılayarak en iyi manşetçi seçilen Burutay Subaşı’nın ödüllerine diyecek lafımız yok, ancak final serisi boyunca inanılmaz derecede etkili servisler atan Emre Batur ile Arkaslı Bravo’nun yerine Arkas’ın orta oyuncularından Emin Gök’ün en iyi servisçi seçilmesine biraz şaşırdığımızı söylemeliyiz. Aşağıda en iyilere ait istatistikleri görebilirsiniz. Bildiğiniz gibi MVP haricindeki ödüller istatistikler baz alınarak belirleniyor. Emin Gök’ün ödül almasının en büyük sebebi, servisten kazandırdığı sayıların kaybettirdiklerinden az olması. Bu sistem çok sağlıksız olmasına rağmen maalesef dünyaca kabul ediliyor. Belli ki voleybol dünyası bazı üyelerinin hala yeterince bilgili olmamasından ve objektif karar veremeyeceğinden korkuyor. Yoksa körü körüne istatistiklere bağlı kalınmazdı. Bireysel ödüller bu işin sadece tuzu ve biberi. Kaybeden tarafın oyuncuları hiçbir zaman bireysel ödül aldıkları için havalarda uçmaz. Ödül töreninde Burutay’ın yüzünü görmüş olanlar ne demek istediğimizi anlayacaktır.

Hazır söz Burutay Subaşı’dan açılmışken onun performansına değinelim. Öncelikle Paidar Demir özel ödülünü fazlasıyla hak ettiğini söylemek gerek. Şampiyonlar Ligi Dörtlü Final’indeki ilk maçta kendisine güvenmeyip sahaya sürmeyenlere “play-off” müsabakalarındaki performansıyla gereken cevabı vermiş oldu genç smaçör. Zaman zaman çok etkili servis atması, manşette belirli bir çizginin altına düşmemesi, solak olması ve genç sayılabilecek bir yaşta olması milli takımımız açısından da çok sevindirici bir durum. İlerleyen yıllarda tekniğini oturtup kolaylıkla oyundan düşmemeyi başarırsa dünyaca ünlü bir smaçör olacaktır. Umarız kendisini bir gün Fenerbahçe formasıyla izlemek mümkün olur.

Rakibimiz grup aşamasında da sezonu lider bitiren Halkbank’ı elerken de tutarlı bir performans sergiledi. Salonun zemininin çok sert olmasından ötürü sakatlanmaktan korktukları için antrenman yapmadan birkaç maça çıktıklarını ve kaldıkları otelde bazı sıkıntılar çektiklerini duyduk. Buna rağmen ellerinden geleni yaptılar ve Fenerbahçe Grundig’in şampiyonluk stresiyle çıktığı ikinci final maçında galip gelmeyi başardılar. Zaman zaman bazı kararlarını eleştirdiğimiz Glenn Hoag finaller boyunca efendiliğinden ve sükunetinden hiç taviz vermedi. Ülkemizdeki bir bayan takımının parmakçı antrenörünün Kanadalıdan feyz alması lazım, ama kim kaybetmiş ki özeleştiriyi o bulsun?

Gelelim bizim oyuncularımıza ve teknik heyetimize. Her biri için ayrı başlıkta birkaç satır karalamak istiyoruz, zira hepsi elde ettiğimiz başarıda pay sahibi oldular ve takdiri son derece hak ediyorlar.

Hakan Dinçay
İki metrelik adamlar tarafından kucaklanıp havalara atılıyor diye karizması çizilir mi diye hiç yüksünmüyor. Voleybolla yatıp voleybolla kalkıyor. Hem erkek hem kadın takımımızın başarısı için gecesini gündüzüne katıyor. Ne mutlu ki emeğinin karşılığını alıyor. Hakan Bey’e Fenerbahçeli voleybolseverler ne kadar teşekkür etse azdır.

Abdullah Paşaoğlu
Sports TV’nin açık ara en başarılı voleybol spikeri Adnan Paşaoğlu’nun espri yeteneğini kimden aldığını artık biliyoruz. Abdullah Bey o kadar sevimli ve içten biri ki, en son FB TV’deki Gündem programında yaydığı enerjiyle herkesi kendisine hayran bıraktı. Hepimiz Abdullah Bey’i ağabeyimiz/babamız/dedemiz gibi görmeye başladık. Ömrü uzun olsun ve hep bizimle olsun.

Daniel Castellani
Geçen sezonun ortasında bir yığın yıldız oyuncudan oluşan bir topluluğu kısa sürede takım haline getirmeyi başaran Arjantinli çalıştırıcı bu sezon da bizden tam not aldı. Castellani gençlerin gelişimine çok önem veriyor. Bu sezon genç pasörümüz Erden’i ve genç liberomuz Burak’ı birkaç maçta izleme fırsatı bulduk sayesinde. Maliye Milli Piyango’ya yenildiğimiz maçta harikalar yaratan Uğur Güneş’i de unutmamak lazım. Bu gençler Castellani sayesinde sahip oldukları yeteneği sergileme fırsatı buldular. Bunların ötesinde, Arjantinli maç oynanırken hülyalara dalmıyor, dizginleri hep sıkı tutuyor. Sanki sahada oynuyormuş gibi maçın her an içinde. Hemen hemen her maçtan sonra da sesinin kısıldığına şahit oluyoruz 🙂 Oyuncularına karşı ne bir diktatör ne de bir baba gibi davranıyor. Castellani, Fenerbahçe Grundig’in lideri ve bu işi çok iyi yapıyor.

Dariusz Stanicki
Darek kesinlikle Polonyalı falan değil; kandırılıyoruz. Bu adam aksanlar konusunda uzmanlaşmış bir tiyatro sanatçısı olmalı. Şaka bir yana, Darek bazı “has” Türklerden daha iyi Türkçe konuşuyor. Kıvrak zekası ve sempatik tavırlarıyla voleybol camiasında takım menajerimizi sevmeyen bir kişi bile çıkacağına inanmıyoruz. Turgay Doğan transferini eğer Darek’e borçluysak, ellerinden öpüyoruz. Polonyalı, takımımızın başarısında önemli rol oynayan gizli kahramanlardan biri. Bu sezon babasını kaybetti ama işine saygısını en zor koşullarda bile yitirmedi. Kendisine yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Hakan Fertelli
2005-06’da yarım puanla şampiyonluğu Arkas’a kaptırdığımız zaman da Fenerbahçe’deydi, 2007-08’de ilk şampiyonluğumuzu yaşadığımızda da. Kısa bir süre ayrılık yaşadık ama sonunda Hakan Fertelli yuvaya döndü. Bir dönem eşi Burcu Fertelli de Fenerbahçe forması giymişti ve Fertelli Ailesi’nin bizdeki yeri ayrıdır. Eski kaptanımız sevgiyi ve saygıyı fazlasıyla hak eden çok değerli bir oyuncu. Bu sezon eşi hastanede yatarken, kendisi sakatken ve morali bozukken bile takımın dengesini bozacak hiçbir şey yapmadı. Her fırsat verildiğinde de elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı. Hakan Fertelli kurt denecek kadar deneyimli ve son derece profesyonel bir oyuncu. Kendisini salonda ya da televizyon başında izleme fırsatı yakalamış olanlar kendisine olan hayranlığımızın sebebini anlayacaklardır.

Arslan Ekşi
Taraftarın ‘Çıldırt bizi Arslan Ekşi‘ diye tezahürat yaptığı ve ‘Psikopat‘ lakabı taktığı pasörümüz sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da en iyilerinden. Zaman zaman sahada aklını bir kenara bırakıp hisleriyle hareket ediyor ve tökezliyoruz, ama Arslan mutlaka her koşulda bir çıkış yolu buluyor. Bu sezon ‘stres kırığı’ sebebiyle dört hafta kadar salonlardan ayrı kaldı, ancak dönüşü muhteşem oldu. Sakatlığı tam olarak geçmemesine rağmen Türkiye Kupası finallerinde oynadı ve takımımızın şampiyon olmasında önemli rol oynadı. 2008-09’dakine benzer bir son olur mu diye endişelenmişti, ama tarih her zaman tekerrürden ibaret değilmiş, gördük. Arslan için satırlar, paragraflar, sayfalar yazsak da duygularımızı anlatamayız. Bizim pasörümüz diye yanlı yorum yaptığımızı sanmayın; Arslan Ekşi bir efsane olma yolunda ilerliyor. Ne mutlu bize ki, onu Fenerbahçe formasıyla izleyebiliyoruz.

Soner Mezgitçi
Doğuştan Fenerbahçeli. Şakacı, sevimli, doğal. Her şeyden öte, inanılmaz hırslı. Geçen sene Fenerbahçe’nin şampiyonluğunda kilit bir rol oynadı. Takımın ne zaman ateşi sönse, Soner oradaydı. Taraftarın en sevdiği ve saygı duyduğu voleybolculardan biri oldu. Bu sezonun özellikle ilk yarısında inanılmaz faydalı oldu. Sakatlığından sonra yerini Turgay Doğan’a bıraktı. Soner gibi oyuncuların ilk altıda olup olmamaları önemli değildir. Onların varlığı kadrodaki bütün oyuncuları rahatlatır, hepsine moral verir. Umarız ne biz Soner’den vazgeçeriz ne de Soner bizden vazgeçer.

Ersin Durgut
Çikolata Canavarı Ersin geçen sezon daha çok fırsat bulmuştu oynamak için. Bu sezon bazı maçlarda bloğu yükseltmek için, pek azında ise ilk altıda pasör çarprazı olarak oynadı. Ersin’in tertemiz bir yüzü var. İki metrelik bir adam çocuk gibi sevilir mi? Bu kişi Ersin gibiyse, sevilir. Leonel Marshall’ın yeminli tercümanı ilan edilebilecek Ersin de Soner gibi gerçek bir Fenerbahçeli. Kendisine çikolata fabrikaları helal olsun 🙂

Ivan Miljkovic
Bana neden Korkunç Ivan dediklerini bilmiyorum‘ diyecek kadar mütevazı olan Ivan’ı bazen sahada öyle hırslı görüyoruz ki, sanki Olimpiyatlarda ya da Avrupa şampiyonalarında madalya kazanmış birini değil de Dünya Liselerarası Voleybol Şampiyonası’nda oynamakta olan başarıya aç birini izliyormuşuz zannediyoruz. Miljkoviç için çıldıranlar, dövme yaptıranlar, divane olanları çoook iyi anlıyoruz. Biz de o yollardan geçtik zira. Bu kadar büyük bir oyuncu Türk topraklarından geçmemiştir herhalde (Affın ola, Grbic). Geçen sene zaman zaman sıkıntılı olduğunu görsek de, bu sene Ivan’ın hırsına ve takımı sahiplenmesine şahit olduk ziyadesiyle. Fenerbahçe Grundig’de kalmak istediğini Hakan Dinçay’a bildirdiğini FB TV’deki Gündem programında açıkladı. Umarız Ivan’ın kalması için yönetim elinden geleni yapar ve kendisini Fenerbahçe formasıyla Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmuşken görürürüz.

Emre Batur
Bizde Eda Erdem ile Emre Batur’un yeri ayrıdır. İkisi de joker oyuncular; neredeyse her mevkide rahatlıkla oynayabilirler. Geçmişte Eda manşetçi smaçör olarak denenmişti ve verim de alınmıştı, ancak asıl yeri olan ortaya alıştırıldı ve dünyanın sayılı orta oyuncularından biri yaratılmış oldu. Emre Batur zaman zaman hala dört numarada kullanılabiliyor. Aslında pasör çarprazı oynamaktan çok zevk aldığını söyleyen Emre, Türk milli takımında da Fenerbahçe’de de manşetçi smaçör olarak oynadı. Bir antrenör için Eda ve Emre gibi oyuncular bulunmaz Hint kumaşı! Eğer geçmişlerini biliyor, kendilerini tanıyorsanız, onlardan inanılmaz verim alabilirsiniz. Emre sezonun sonlarına yaklaştığımızda formunun zirvesine çıkmıştı. Türkiye Şampiyonası’nda diğer hücumcular görevlerini yerine getirdikleri için Emre’ye hücumda pek iş düşmedi, ancak akıl almaz bloklarıyla hep kendini hissettirdi. Milli takım kampına dek köyüne döner mi bilinmez ama Emre güzel bir tatili hak etti.

Turgay Doğan
Emre’nin hemşehrisini kim takıma kazandırmışsa elleri dert görmesin. Bu sezonun en çarpıcı transferlerinden biri olan Turgay yıllardır manşetçi smaçör bulmakta zorlanan Türk milli takımı için de büyük bir umut olacaktır. Bazıları ancak Türkiye Kupası ve Türkiye Şampiyonası’nda Turgay’ı fark ettilerse de, Tokatlı, sezon içerisinde de harika maçlar çıkardı. 1.90 m boyuna rağmen harikulade sıçrama yeteneği sayesinde ölmez denilen topları öldürüyor, çevikliği sayesinde arka alanda inanılmaz toplar çıkarıyor. Bu sene takımdan kimsenin ayrılmasını istemeyiz, ancak Turgay ayrılırsa fena halde üzülürüz. Şampiyonluklarımızda görünmeyen kahramanlardan biri olarak büyük pay sahibi olan Turgay’a ömür boyu başarılar diliyoruz.

Erden Çevikel
Gençlerin gelişiminden bahsetmiştik. Uğur Güneş, İzzet Ünver ve Burak Hazırol’la birlikte Erden de ümit vaad eden genç oyuncularımızdan. Gelecekte pasör sıkıntısı çekmeyeceğimizi bu sene anlamış olduk. Arslan’ın sakat olduğu sırada Fenerbahçe Grundig için büyük önemi haiz Maliye Milli Piyango maçında takım arkadaşlarının ve idolü Arslan’ın desteğiyle sahada harikalar yarattı Erden. Daha önceleri kendisini sadece servis atmak için oyuna girerken görüyorduk. Erden’i çok sevdik ve uzun yıllar Fenerbahçe forması giymesini diliyoruz.

Leonel Marshall
Bir voleybolcu düşünün ki, topu öldürmesi için sıçraması yeterli olsun. Marshall Fenerbahçe’deki ilk sezonunu daha verimli geçirmişti. Bu sezon kötü bir dönemde sakatlanması yüzünden belki ortalığın tozunu attıramadı, ama Leo’dan yoksun bir Fenerbahçe’nin bu sezon şampiyon olması hayal olurdu. Ivan gibi Marshall da ayakları yere basan bir yıldız. Yabancı oyuncularımızın bu kadar mütevazı olması bizim için büyük bir şans. Bu kalitede oyuncuların taraftarla el ele kol kola pozlar verdiğini çok nadir görürüz. İki sezondur talihsiz dönemlerde sakatlanan Marshall Fenerbahçe Grundig’le Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşamayı fazlasıyla hak ediyor. Umarız ‘Uçan Kübalı’ bizi bırakmaz. Araya Seko’yu mu soksak acep?

Kemal Kayhan
Atalarımızın tarih yazdığı yerde Fenerbahçe tarihini yazdık.‘ diyerek her şeyi özetleyen Kemal taraftarın sevgilisi. ‘Muhteşem Kemal’ tezahüratıyla her maç sonunda tribünlere çağrılan Kemal Kayhan aklı başında yorumları ve takımına bağlılığıyla saygıyı hak ediyor. Turgay’ın son maçta reklam panolarını yerle bir edip kurtardığı ve basın mensuplarına ecel terleri döktürdüğü topu karşı sahaya geçiremeyince öyle kahroldu ki, skoru bilmeyen Fenerbahçe’nin maçı kaybettiğini zannederdi. Kemal smaç servis atmadan da rakiplerin zorlanabileceğini bu sene hepimize gösterdi. Hücumda da aldığı topları mümkün olduğunca iyi kullandı.

Serkan Kılıç
2011 Avrupa Şampiyonası’nda göreceli genç kadrosuyla mücadele eden milli takımımızda zaman zaman Serkan’ın aksadığını duyduk ve doğrusunu söylemek gerekirse biraz endişelendik. Ancak Serkan koca sezonda belli bir çizginin altına hiç düşmedi ve hem servis karşılamada hem de savunmada iyi iş çıkardı. Özellikle bazı maçlarda öyle toplar çıkardı ki, televizyondan izleyenler ‘Orada neler oluyor?’ demekten kendilerini alamamışlardır. Serkan’ı canlı izlemenizi ve yakından takip etmenizi tavsiye ediyoruz. Takımın şirin çocuğu geleceğin süper liberosu olma yolunda ilerliyor.

Rodrigo Quiroga
Sezon ortasında takıma katılan Arjantinli oyuncuyu çok fazla izleyemedik ama sıçrama yeteneğinin Turgay gibi muazzam olduğunu gördük. Görev aldığı maçlarda da maç eksiğine rağmen iyi işler çıkardı ve sevgimizi kazandı. Gelecek sezon büyük ihtimalle takımımızda olmayacak. Keşke kendisini biraz daha izleme fırsatımız olsaydı. Umarız yolu bir gün yine buralara düşer.

Tomislav Coskovic
Tomi’yi en sona saklamamız, değerinin en düşük olmasından kaynaklanmıyor. O, bizim için en özel oyunculardan biri. Servisleriyle sayesinde kazandığımız maçların sayısını bilene aşk olsun! Hırvat smaçör müzminleşen sakatlığından sonra ne olduğunu tam da bilmediğimiz bir sebepten ötürü takımdan ayrıldı. Umarız kimse Tomi’nin kalbini kırmamıştır. Umarız Tomi de kimsenin kalbini kırmamıştır. Fenerbahçe taraftarı Coskovic sayesinde çok sayıda şampiyonluk gördü. Geçen sene çok faydalanmamış olsak da ikinci şampiyonluğumuzda kendisinin payı büyüktür. Her şeyin en iyisi umarız Tomi’nin olur.

İstatistik Köşesi

Takımımız sezon boyunca 43 maç yaptı ve bunların 33’ünü kazandı (Türkiye Ligi “play-off” etabı: 6 galibiyet, 1 yenilgi; Türkiye Ligi normal sezon: 17 galibiyet, 5 yenilgi; Türkiye Kupası: 5 galibiyet; Şampiyonlar Ligi: 3 galibiyet, 3 mağlubiyet; CEV Cup: 1 galibiyet, 1 mağlubiyet; Süper Kupa: 1 galibiyet). En ağır yenilgilerimizi Şampiyonlar Ligi’nde Lokomotiv Novosibirsk karşısında aldık. Diğer bütün maçlarda sonuna kadar direnen ve galibiyet için varını yoğunu ortaya koyan bir takım gördük sahada. Lokomotiv maçlarında sakatlıklarından ötürü Ivan’dan ve Marshall’dan yararlanamadığımızı belirtmekte fayda var.

Takımımızın şampiyonluğunun ardından yapılan haberlere ve yazılan bazı yazılara aşağıdan ulaşabilirsiniz.
1 Hürriyet Spor
2 Milliyet (Ragıp Tekin)
3 Milliyet Spor
4 NTVMSNBC
5 Mayın Tarlası
6 Vatan (Murat Mert Yücekök)
7 Papaz’ın Çayırı
8 Vatan
9 Voleybolun Sesi

Advertisements